Hükümetimizin politikalarıyla çeşitli şekillerde zarar gören ABD dışındaki insanların, alçak gönüllü de olsa, bu mücadelede yer alan Amerikalılara (dolayısıyla kendilerine) yardım etme olasılıkları.
II
Amerikan demokrasisi hiçbir zaman iddia edildiği gibi olamadı: bir çok insan hukukla ya da ayrımcılıkla oy kullanmaktan alıkonuldu; siyaset her zaman aynı zamanda insanların siyasi bilgi ve fikirleri edinmesinin yollarını da kontrol eden zenginler tarafından idare edildi; hükümetler her zaman çıkarları yasamaya, yürütmeye ve yargıya dair önemli sonuçları belirleyen aynı zenginlerin elindeydi. Abraham Lincoln ünlü "demokrasi" tanımında demokrasinin "halkın kendini, halkla ve halk için yönetmesi" olduğunu belirtse de , Amerikan demokrasisi her zaman herkesin üzerinde, varlıklı küçük bir sınıf tarafından yönetilen ve (bazı istisnalar dışında) aynı azınlık için varolan bir hükümet oldu.
Ülkemizin kurucularından en etkili olanı, James Madison, 1789 Anayasasını yazanların amaçlarını açıklarken az mülkü olan ya da hiç olmayan ama "halk yönetiminin ruhunu ve vücudunu ayakta tutan" çoğunluğun eşitleyici içgüdülerini denetlemeye çalışmanın amaçları olduğunu kabul etmişti. Kimse gözden kaçırmamalı ki Madison’nun komplocularından olan John Jay "ülkeye sahip olan insanların ülkeyi yönetmesi gerekir" demişti. Onların bundan nasıl kurtulduğu – "onlar" ve "onların çıkarlarına" vurgu yapılmalı – Amerika’nın tarih kitaplarında gizlenen gerçek tarihtir.
Şimdi farklı olan ise şu ki oval ofiste oturan bir zorba (Bush I’dense Napoleon III gibi) son iki seçimi çaldı ve bununla birlikte, Amerikanlar’ın bir zamanlar sahip olduğu liderlerini makul derecedeki etkileme gücü de fiili olarak yok oldu. Bu gayrimeşru hükümetin politikaları da demokratik değerlere ve uygulamalara kibirli – kendilerini iktidara getiren – saygısızlığı yansıtıyor. Yurt içinde, trajik 9/11 olayları bahane edilerek sözde "Yurtseverlik Yasası" ile Amerikan vatandaşlık özgürlüklerine öngörülmemiş tecavüzün ve, şirketleri ve zenginleri öncekinden de fazla kayıran ekonomik programların uygulanmasının bahanesi olarak kullanıldı. Birkaç istisna dışında, yine zenginlere ait medya ve resmi muhalefet yani Demokrat Parti George W. Bush’un gerçekten başkan olduğuna inanmaya devam ettiler. Aynı zamanda, bütün olumsuz eleştirilere rağmen seçim sistemini düzeltmek yani 2008’in 2000 ve 2004’ün tekrarı olmasını engellemek adına hiçbir şey yapılmadı.
Yurt dışında, gayrimeşru hükümetimiz iki gereksiz savaşı başlatarak (en az birinin başlama nedeni yalanlara dayanıyordu) ve başka ülkeleri de tehdit ederek dünya barışına büyük tehlike oluşturdu. Ekonomik olarak, kabadayılıkla ve rüşvetçilikle zayıf ulusların serbest piyasa ekonomisini benimsemesi, Amerika’nın zengin ve fakirlerinin (yanlış tanımlanan "orta sınıf" da dahil) arasındaki uçurumun büyümesi, – düzenli ödemelerin, tam zamanlı işlerin ve sosyal kazançların erozyonuyla ¬¬– her yerde sağlandı. Amerikan hükümetinin küresel ısınmaya karşı olmak şöyle dursun onun varlığını kabul etmeye bile gönüllü olmaması, hatta durumu daha da kötüleştirmesi, türümüzün geleceğini daha tehlikeli noktalara taşıdı.
III
Neden ABD’teki gerçek demokrasinin yokluğu tüm dünyadaki insanlar için kötü ekonomik durumun daha da kötüleşmesine; yaşam kalitesinin ve kişisel güvenliğin azalmasına neden oluyor? Çünkü bu politikaların sürdürülmesinde hiçbir çıkarı olmayan büyük çoğunluk yönetmiyor. Diğer yandan, yöneten azınlık ise tüm insanların iyiliğini riske atmak istiyor çünkü bu yolla varlıklarını ve güçlerini daha da arttırabiliyorlar. Buna "kapitalizm" deniyor.
Çözüm daha çok ve daha iyi demokrasi gibi görünüyor. Fakat büyük para Amerika’da olduğu gibi tüm siyasi süreçleri kontrol altında tuttuğuna göre (programlar, ödüller, kampanyalar, reklamlar, rehberlik, medya, lobi çalışmaları ve bahsetmeye bile gerek olmayan seçim kurallarının düzenlenmesi ve yönetimiyle) tıpkı o ünlü fıkradaki gibi bir durum söz konusu: "hükümet paranın satın alabileceği en iyi şey." Ayrıca herkesin düşündüklerini söylemesi ve oy kullanması, seçimlerin olağan şekilde gerçekleşmesi gibi yasal haklarla önceden zaten belirlenmiş sonuçların gizlenmesi ve meşrulaştırılması sağlanıyor.
Önemli olan ABD’deki demokrasinin gerçek olduğunun iki katı kadar ideolojiden ibaret olduğunu anlamak. Bu ideolojinin asıl görevi ise oy kullananlara iyi kaybedenler olmayı öğretmek ve zaferi satın alanlara meşru hükümet gibi davranmak. Bu noktada, anlamı özünde "çoğunluğun yönetmesi" olan "demokrasinin" "azınlığın yönetmesi" durumunu etkili bir şekilde gizlediği. Hakim sınıfın çıkarlarının, Amerika’nın içinde olduğu kadar dışında da çoğu insanı cezalandıran çıkarların, her zaman en üstte tututlduğuna şüphe var mı?
Diğer uygulamalar gibi demokrasi de bir peşin şartlar düzeneğine göbek bağıyla bağlı. Ya bu peşin şartlarla birlikte varoluyor ya da hiç var olmuyor. Bu yüzden, ciddi siyasi reform girişimlerinin aynı şekilde siyasi süreci besleyen tüm toplumsal yaşam kesimlerini (özellikle ekonomiyi) demokratikleştirmesi gerekiyor. Sadece siyasi alanı bu şekilde eşitleyerek Amerikanın halkın, halkla ve halk için olan bir hükümeti olması sağlanabilir...
IV
Amerikanın açıklanan dış politikası amaçlarından olan "Demokratik ulus inşası" bu yüzden yüce bir amaç, fakat bu ona en çok ihtiyaç duyan ülkemizden, bizim ülkemizden başlamalı. Bunun nedeni ABD’de diğer yerlerden daha az demokrasi olması değil – birkaç ülke bu konuda ABD’den bile daha kötü durumda – ABD’de muzdarip olduğumuz demokrasi açığının dünyadaki tüm insanların hayatına, özgürlüğüne ve mutluluğuna herhangi bir rejiminkinden daha büyük bir tehdit oluşturması. Amerika hala İngiliz sömürgesiyken bir popüler sloganda şöyle deniyordu: "Temsil yoksa vergi de yok." Bugün, ABD tarafından tüm dünyadaki insanlar temsiliyetten mahrum ediliyor, hatta kendileriyle ilgili kararların alındığı organlarda herhangi bir söz hakları bile yokken; insanların varlıkları, sağlıkları, kültürleri, özgürlükleri ve hayatta kalma şansları "vergilendiriliyor" Bu durumu değiştirebilmenin bir yolu var mı? Bizce var.
ULUSLARARASI DEMOKRASİ VAKFI (IED) tüm dünyadaki insanların buradaki, ABD’deki demokrasi mücadelesinde bulunan gruplara bağlılıklarını ifade ederek ve pratik yardımlarda bulunarak bu mücadelede rol oynaması için oluşturuldu. Amerikalıların ve Amerikalı olmayanların önemli çıkarları (yukarıda belirtildiği şekilde) kesiştiği sürece, birlikte çalışmamız gerekiyor. ULUSLARARASI DEMOKRASİ VAKFI (IED) ABD’nin dışından para talep ederek ABD’deki demokrasiyi korumak/genişletmek/geliştirmek için yeni, kısmen de olsa bunu gerçekleştirebilmek için bir yol sunuyor. Küçük harcamalarımız dışında (hiçbir IED yönetim kurulu üyesine para ödenmiyor) bu paranın hiçbir miktarını harcamayacağız. Bu paranın tümü Amerika’daki gerçek demokrasi mücadelesinin ön cephesinde bulunan grup ve kuruluşlara aktarılacak. Dünya Sosyal Forumları (World Social Forums) ve Amerikan yöneten sınıflarının siyasi ve ekonomik diktelerine karşı yaygınlaşan eylemlerle ile birlikte, ULUSLARARASI DEMOKRASİ VAKFI (I.E.D.)’nin kapitalist küreselleşmenin demokratikleşmenin önemli bir adımı olarak görüyoruz. Bu bölüm her yerdeki tüm insanların değiştirilmesi gereken dünya sisteminin kalbindeki mücadeleye katılmasını sağlıyor.
Amerikan komedyen Dick Gregory’nin dediği gibi "eğer demokrasi iyi bir şeyse, ondan daha fazla alalım." Amin. BU ÖDÜLÜ KAZANMAK İÇİN BİZE – VE KENDİNİZE – YARDIM ETMEYECEK MİSİNİZ?
- Bağış yapma konusunda ayrıntılı bilgi için NASIL YARDIM EDEBİLİRİM bölümüne bakınız.
- DÜNYA HALKINA ÇAĞRI bölümüne de bakınız.
- Yönetim Kurulu üyelerimiz hakkında bilgi için BİZ KİMİZ bölümüne bakınız.
- Toplanan paraları aktarmadaki önceliklerimiz ve prosedürlerimiz için (ayrıca daha sonra ne kadar para topladığımız ve kime verdiğimiz için) PARA NEREYE GİDİYOR bölümüne bakınız.
- DEMOKRASİ KÜTÜPHANESİ; TEORİDEN PRATİĞE / BİLDİRİLER VE BELGELER; DEMOKRASİ İLE İLGİLİ ALINTILAR; DEMOKRASİ KARİKATÜRLERİ; DEMOKRASİ GÖZLEME BLOG’U ve bir çok başka başka bölüm de websitemizde bulunmakta.
AYRICA LÜTFEN BU SAYFALARI TÜM BAĞLANTILARINIZA İLETMEYİ VE ONLARDAN DA AYNISINI YAPMALARINI İSTEMEYİ UNUTMAYINIZ.
BİZE ULAŞMAK İÇİN:
WEBSİTESİ:
www.internationalendowmentfordemocracy.org
ya da www.iefd.org
E-MAIL:
Okuyucu Katkıları ya da Soruları İçin:
comments@iefd.org
Gazeteciler İçin:
media@iefd.org
POSTA ADRESİ:
International Endowment for Democracy (I.E.D.)
4 Washington Square Village, Apt. 9A
New York, New York 10012, U.S.A.